The Poetry of Muhsin Ilyas Subaşı

A lecture by Subaşı on Mehmet Akif Ersoy at Erciyes University (January 2010)


SUBAŞI ERCİYES ÜNİVERSİTESİ’NDE AKİF’İ ANLATTI

             Şair ve Yazar Muhsin İlyas Subaşı, Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Konferans salonunda, “Akif’i An(la)mak” konulu bir konferans verdi.

            Erciyes Üniversitesi Öğretim Üye ve öğrencilerine hitap eden Subaşı; “Akif kendi çağının mağdurudur. Onu ilk meclise  milletvekili olarak  alan  irade ikinci mecliste bu şansı tanımadı. Üstelik bu defa peşine polis takıldı. Akif Mısır’a giderken de bu gidişinden iki yıl sonra çıkacak Şapka Kanununa muhalefetinden gitti diye suçlamada bulundular. Ona karşı olanlar yok etmeye çalışırken, sevenlerin de onu doğru anladığı konusunda kuşkularım var. Akif’i anlayabilseydik, inanmış aydının problemi bu kadar büyük olmazdı”, dedi.

            Muhsin İlyas Subaşı, daha sonra şu görüşlere yer verdi:

            “Akif’in doğduğu, yetiştiği ve mücadelesini sürdürdüğü dönem, bir Cihan İmparatorluğunun yıkılışı ile bu İmparatorluğun küllerinden bir yeni devletin doğuşunun sancılarıyla sosyal bunalımların had safhada olduğu bir dilime denk gelir. O mücadelesinde adeta yalnızdır. İslam’ı doğru anlama ve yaşama konusundaki ısrarı, bugün hepimizin ölçü alacağı hassasiyetleri taşır. Akif’i sevmekle Akif’i anlamayı birbirine karıştırmamalıyız. Onu sevmek, anlama iradesine dayanmıyorsa, bize bir şey kazandırmaz. Safahat baştan sona bir uyarı kitabıdır. Şiirlerinde dillendirdiği meselelerin büyük bir bölümü bugün bile çözülmüş değildir. Düşünebiliyor musunuz, üniversiteyi bitirdiği, yıl altı ayını Kur’an’ı Hıfzetmeye ayırıyor ve bunu da başarıyor. Arapça’yı ve Fransızca’yı öğreniyor. Atatürk Kur’an tercümesini ona sipariş ediyor. O da, daha sonra ortaya atılacak “Türkçe Kur’anla İbadet” dayatmasına alet olmamak için bu işten vazgeçiyor. İstiklal Marşı gibi bir şiiri bağımsızlığımızın dili olarak kültürümüze kazandıran bu mübarek insan, kendi istiklaline kavuşamamıştır. Onu Mısır’a gidişe zorlayan sebepler bunlardır. Asıl yaralayıcı olan budur!.. Bu, sistemden ziyade sistemi kendi anlayışları doğrultusunda yorumlayıp kullanmak isteyen dönemin bir kısım politikacı ve aydınlarının baskın tavrından doğmuştur… Sonuç itibariyle şunu unutmamalıyız: Türkiye’nin bu bir asra yakın bir zamandır dönem dönem yaşadığı kaostan çıkışının reçetesi Safahat’ın satırları arasındadır. Oradaki dikkat ve idealleri paylaşabilirsek, geleceğimiz bize ait olacaktır!..”

 

 

 

©2008-2014, Katharine Branning; All Rights Reserved.  No part of this site may be reproduced in any form without written consent from the author.